Her mutfağın farklı varyasyonlarını bulabildiğimiz İstanbul’da Dünya mutfaklarını deneyimlemek istedim ve rotamız: Çin Büfe. Birkaç şubesi olan işletmenin biz Taksim şubesine gittik.

Ara sokakta küçük bir girişi olan mekan, dikkat çekmek için yan cepheye koca bir led tabela koymuş. İçerisi ince, uzun ama Çin kültürüne uygun bir temada döşenmiş. Uzun zamandır hizmet veren yer kendi müdavimlerine de sahip. Kalabalığa rağmen hızlı bir servis vardı.  Ekip güler yüzlü ve yardımseverdi. Ama mutfak hıza yetişmekte biraz zorlanıyor. Yemeklerin lezzetinden ödün vermiyor ama siparişler karışabiliyor. Mutfak düzeni sebebiyle, yanlış gelen siparişimiz için çalışanlar içtenlikle özür diledi ve adisyondan o siparişi çıkarttılar.

Ben Japon mutfağına, Çin’e göre çok daha aşinayım. İlk defa deneyimlediğim bu mutfakta her şeyi denemeye çalıştık. Çin böreği, karides cipsi, buharda ve çıtır olmak üzere 2 çeşit Çin mantısı ve ördek dürüm sipariş ettik. Tüm kızartılarak yapılan yemekler fazla yağlıydı ama tadı güzeldi. Ördek eti, yediğim kuşgillerden en sert ete sahip olanıydı ve bunun için güzel bir soslama yapmışlardı. Ama tam benim damak tadıma uymadı. Karides cipsi ise çok değişik ve başarılıydı. Buharda mantı ise baharatları, pişkinliği ve lezzeti ile tam puan aldı. Geniş bir noodle menüsü ve sushi menüsü de vardı ama tadamadık. Yan masaların siparişlerinde gördüğüm kadarıyla sunum başarılıydı. Ayrıca deniz ürünleri tavuk ve dana etinden ana yemekler ve Çin’e özgü pilavlar da vardı. Büyük bir menüye sahip yeri, tam anlamıyla tadabilmek için tek sefer yeterli olmuyor maalesef ama genel havayı yakaladığımızı düşünüyorum.

Fiyatlar dışarda yemek için gayet normal aralıktaydı. Üzmedi deneyemediğimiz diğer yemekler için teşvik ediciydi.

Damak tadınızı genişletmek, geliştirmek ya da farklı tadları denemek isterseniz, yolunu buraya düşürün. Yeni başlayanlar için fırsat niteliğinde hizmet alırsınız. Ben uzak doğu fanıyım zaten diyenlerdenseniz ise, burası kesin gözünüzden kaçmamıştır.