“Olayı nereye çekerseniz çekin, ön yargı gerçeği her zaman saklar.” Yönetmeni Sidney Lumet’in televizyon yapımlarından sonra ilk filmi olan 12 Öfkeli Adam; tiyatro senaryosundan sonra, tv programına ve en son filme dönüşmüş bir yapıt. 50’li yıllarda kozmopolit yapıdaki Amerika, hala toplumsal sınıf farklılıkları ve ırkçılık problemlerini çözememiştir. Babasını öldürmekle suçlanan Latin Amerikalı bir çocuğun mahkemesinde, karar ülkenin farklı kesimlerinden gelen 12 kişilik bir jürinin oy birliği sonucu alınacaktır. Karar vermek için odada toplanan jüri üyelerinden 11 tanesi kararını çoktan vermiştir. Tek bir kişi çocuğun suçsuz olduğunuz düşünür ve fikri uğruna savaşır. Ön yargıyı, yaşadığımız negatif olayların kararlarımızdaki etkisini, vicdan muhasebesini ve umudun etkisini iliklerinize kadar hissedebileceğiniz yapıt; günümüzde bile birçok soruna nasıl yaklaşacağımız konusunda fikirler veriyor. Filmin yönetmeninin kendi eserleri ile ilgili söylediği “Filmlerim izleyiciyi bir yönünü ya da kendi vicdanını incelemek için zorlar ve düşünceyi harekete geçirir.” cümlesi de, bu filmin konusu ile yönetmenin amacına ulaşmasını sağlıyor. Duygu ve fikir değişimlerini an be an hissettiren oyunculukları ile göz dolduran filmin sinema tarihinde de özel bir yeri bulunmakta.